Organik Şampuan Kullanmanın Önemi

Organik Şampuan Kullanmanın Önemi

Yazar: Admin Okunma Sayısı: 1164 Yayınlanma Tarihi 20 Sep 2018 Yorum: 0

Hepimizin günlük hayatında sıkça kullandığımız bazı ürünler vardır ki bunlar ne kadar basit gözükseler de sürekli kullandığımızdan sağlığımız üzerine bazen kısa vadede ama daha önemli olarak uzun vadede önemli etkileri vardır. Bu sektörlerin en göze çarpanları gıda, konfeksiyon ve kozmetik olarak nitelendirilebilir.

Neyse ki günümüzde kullandığımız ürünlerin sağlıklı olup olmadığını sorgulamaya başladığımızda önümüze gelen ilk seçenek organik ürünler oluyor.

Peki nedir organik ürünler?

Bir çoğumuz etrafımızda organik adı altında satılan yumurtalar ekmekler görüyoruz veya pazarda bir satıcı yerli tohumdan ürettiği salatalığı satarken organik diye satabiliyor. Hatta köylüye sorarsanız onların ürettiği her şey organik.

Oysa organik farklı bir şey. Bir ürünün veya hammaddenin doğal olması onun organik olduğu anlamına gelmez. En başında bir ürünün organik olabilmesi, zorlu bir sertifikasyon sürecine bağlı. Bu sertifikanın edinilebilmesi için üretilen ham maddenin çeşidine göre, sağlanması oldukça güç şartları yerine getirmek gerekmektedir. Ama sürecin zorluğunu anlatmak adına şöyle bir örnek verecek olursak, organik bir lavanta aromalı sabun üretmek için, yalnızca lavantayı ele alacak olursak bu lavanta da organik olmak zorundadır. Lavantanın organik olması için, o lavantanın yetiştirileceği tarlada daha önce ilaç kullanılmamış olması gerekir. Bundan başka lavantaya vereceğiniz gübrenin de organik hayvan yemleriyle beslenen hayvanların dışkılarından elde edilen organik gübreler olması gerekir. Sonuç olarak bu lavantalı sabun için kullanılan bütün ham maddelerin aynı özelliği taşıyor olması gerekir. Burada mantık ürünün doğal olması değildir.  Daha önce kullanılmış olan kimyasalların kalıntısının kullandığınız üründe bulunmamasıdır. Çünkü tarla yerine suni ışıkla yetiştirdiğiniz bitkiler organik olabilmektedir.

Organik şampuan kullanmanın önemine gelecek olursak eğer, saçlarımız ve kafa derimiz hemen hepimizin özenle koruyup bakmaya çalıştığımız uzuvlarımız. Kimimiz saçlarımızın cansız gözükmesinden veya mat görünmesinden şikayet ederken, kimimizin başı saç dökülmesiyle dertte. Kimimizin kepek problemi var kimimizin kepek problemi neredeyse yaralar seviyesinde.

İşte bu problemlerin hemen hepsi bir yandan kullandığımız şampuanlarla doğrudan ilişkili olabilmekte. Her ne kadar küçük miktarlarda da olsa, kullandığımız bir meyve özlü organik olmayan şampuandan, o meyvenin yetiştiği yerde onlarca yıl önce kullanılmış ilaçların kalıntısını saçlarımıza ve kafa derimize taşıyoruz. Elbette bu küçük miktarlar birkaç kullanım için gözle görülür ve hissedilir hiçbir etki oluşturmayabilir. Ama doğada bile yok olmayan bu kalıntıların kafa derinizde de yok olmadan kaldığını düşünecek olursak, doğduğunuzdan beri kaç defa organik olmayan şampuanlarla yıkandığınızı düşündüğünüzde durum korkunç değil mi?

Belki de organik şampuanları bebekliğinden beri kullanan bir insanın saçları kırk yaşına geldiğinde hala yirmi yaşındaki bir insanın saçları kadar canlı, parlak ve sık olabilirdi. Her ne kadar tamamen organik ortamda yani bir cam fanusta bir insan yaşatarak böyle bir deney yapılamamış da olsa, kendi elimizle saldığımız ağır metal birleşiklerin, zararlı kimyasalların ve tüm o kanserojen maddelerin kalıntılarının organik etiketi olmayan hemen her şeyde olduğunu kesin olarak bilebilecek kadar teknolojiye uzun zamandır sahibiz.

Yorumlar
Yorum Yap